mahzen

Bugün : 22 Eylül 2017 Cuma









 


KALECİK KARASINI YILLANDIRMADAN İÇMEYİN


GENÇKEN HOŞ VE HAFİF İÇİMLİ OLAN BU ŞARAPLAR YILLANDIKÇA DAHA DA BİR KİŞİLİK KAZANIYOR.
Kalecik karası tadının zirvesine 6 yıldan sonra ulaşıyor... Evlerimizde,lokantalarda bu ilginç şarabı çok
gençken içiyoruz ve tadına varamıyoruz. Sabredip yıllandırabilsek, gerçek güzelliğim keşfedeceğiz...
Gerçi bu, Türk şarapseverinin genel zaafı. Bizler, şarabımızı genellikle akşam ya da o hafta içmek üzere birer-ikişer şişe marketten alıyoruz, evimizde şarap stoklamıyoruz. Restoranlarda stok maliyetine katlanmamak için genç şarap satıyorlar.Şarabı bekletme kültürüne sahip değiliz.6u yüzden de çok şey kaçınyor, olağanüstü
lezzetleri ıskalıyoruz.Bu yaz Kıbrıs'ta mütevazı bir lokantada tesadüfen rastllayıp içtiğim1993 senesinin Karmen Selecüon'unu unutamıyorum mesela- iyi saklanmış bu şarap o kadar enfesti ki, o yıllarda birkaç kasa alıp uygun bir ortamda yıllandınmadığımaçok hayıflandım...Yılların lezzeti Kalecik Karası'na dönersek, Kavaklıdere'de yaptığımız büyük tadımda/ilk üretim olan 1989'un ömrünün sonunda olduğunu gördük. Karamelize tadlar belirmiş, şarap "boşalmaya" başlamışta. 1990 Ue 91'de üretim yapılmamıştı, 1992 ise optimum içim olgunluğundaydı. Kuru erik ve kuru üzüm lezzetlerine sahipti,damaktaki tadı kaba ve uzundu,"etsi" bir kıvamı ve yoğunluğu
vardı. 93 hafif fümeydi, vanilya,kiraz, kuru kayısı ve şeftali kabuğu tatları da hissettiren,zengin ve karmaşık lezzetli bir şaraptı. 94 ise hala bir süre bekletilebilecek dirilikteydi, deri,toprak, tütün gibi yabanıl lezzettere sahipti. Olgun meyve taflan da hissediliyordu. Bu şarapları piyasaya sürüldükleri sıralarda, gençken de tatmıştım,bu derinlikte asla değillerdi."Kırmızı yabani meyveler" diye yuvarlayarak ifade ettiğimiz böğürtlen, dağ çileği gibi tatlar veren, hoş, meyvemsi şaraplardı,ama o kadar... Yıllanmak ise bu şaraplara gerçek karakterlerini vermişti.


Yılların lezzeti

Kalecik Karası'na dönersek,Kavaklıdere'de yaptığımız büyük tadımda/ilk üretim olan 1989'un ömrünün sonunda olduğunu gördük. Karamelize tadlar belirmiş, şarap "boşalmaya" başlamışta. 1990 Ue 91'de üretim yapılmamıştı, 1992 ise optimum içim olgunluğundaydı. Kuru erik ve kuru üzüm lezzetlerine sahipti, damaktaki tadı kaba ve uzundu,"etsi" bir kıvamı ve yoğunluğu vardı. 93 hafif fümeydi, vanilya,kiraz, kuru kayısı ve şeftali
kabuğu tatadları da hissettiren,zengin ve karmaşık lezzetli b r şaraptı. 94 ise hala bir süre bekletilebilecek dirijikteydi, dbri,toprak, tütün gibi yabanıl lezzettere sahipti. Olgun meyve taflan da hissediliyordu. Bu şarapları piyasaya sürüldükle sıralarda, geriçken de tatmış! ım,bu derinlikte asla değillerdi."Kırmızı yabani meyveler" diye yuvarlayarak ifade ettiğimiz böğürtlen, dağ çileği gibi tatlar veren, hoş, meyvemsi şaraplardı, ama o kadar... Yıllanmak ise bu şaraplara gerçek karakterlerini vermişti.
 


Tarih : 14 Kasım 2007 Çarşamba
Hit : 935

Hazırlayan Mustafa Cirban